Danıştay, 30 Ocak 2025 tarihinde yayımlanan 32798 sayılı Resmi Gazete’deki Özel Hastaneler Yönetmeliği’ne yönelik açılan davalardan önemli kararlar çıkardı. Hakan Kaplan’ın önderliğindeki Danıştay 10. Dairesi, yönetmelikteki bazı maddeleri hukuka uygun bulurken, bazı düzenlemeler için yürütmeyi durdurma kararı aldı.
Özel hastanelerde çalışmaya getirilen ikiden fazla çalışma sınırı korundu. Karara göre, devlet hastanesinde görev yapan doktorların mesai saatleri dışında ikiden fazla özel hastanede çalışmasını sınırlayan düzenleme hukuka uygun bulundu. Bu şekilde, söz konusu sınırlama yürürlükte kalmaya devam edecek.
Diğer yandan, Danıştay, devlet hekimlerinin yalnızca görev yaptıkları il sınırlarında özel hastanelerde çalışmasına izin veren düzenlemeyi hukuka aykırı buldu. Bu nedenle, başka illerde özel hastanelerde çalışma yasağını getiren hükmün yürütmesi durduruldu. Bu karar, kamu hekimlerinin çalışma hakları açısından önemli bir gelişme olarak değerlendirildi. Yüksek mahkeme, kamu hekimlerinin mesai dışındaki çalışma alanlarına getirilen coğrafi kısıtlamaların yargı denetiminden geçemediğini ortaya koydu.
Özel Hastaneler Yönetmeliği’ne karşı açılan davalarda alınan bu kararlar, sağlık alanındaki mevzuat tartışmalarını yeniden gündeme getirdi. Yönetmelik kapsamında tabip ve uzman hekimlerin, kadrolu çalıştıkları özel sağlık kuruluşu dışında, Bakanlığın istihdam planlamalarına uygun olarak bir başka özel sağlık kuruluşunda geçici olarak çalışabilmelerine izin veriliyor. Bu düzenleme, sağlık hizmetlerinin daha kaliteli ve verimli sunulmasını amaçlarken, sağlık hizmetlerine erişim konusunda hasta haklarını da gözetiyor.
Davalı idare, öncesinde hekimlerin kadrolarının bulunduğu il dışındaki yerlerde çalıştıklarında hastaların hekime erişiminde yaşanan zorluklara dikkat çekti. Ancak, bu konuda yaşanan sorunlara dair somut bir bilgi veya belge dosyaya sunulmadı.
Sonuç olarak, günümüz şehir yerleşimleri ve ulaşım imkanları göz önüne alındığında, Danıştay’ın verdiği kararlar, kamu hekimlerinin çalışma hakları ile idarenin düzenleme yetkileri açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.